

|
> > Darwinistler Neden Hala Sahte Dino-Kuş Hikayelerine Başvuruyorlar?
Bunun sebebi şudur: Darwinistler büyük bir yıkımın, dehşetli bir yenilginin tedirginliğini yaşarken, bir yandan da “bir şey olmadı ki” felsefesinin ardına sığınırlar. Bunun için, ellerine geçen birkaç fosili en aldatıcı şekilde insanlara sunmaya çalışırlar. Bu genellikle soyu tükenmiş bir maymun fosili, kimi zaman da aslını hiçbir zaman Darwinist yayınlarda göremediğimiz bir dinozor fosili olabilmektedir. Sonra da bu fosil, uzun kanatlarını açarak uçmaya hazırlanan bir dinozor çizimi ile “bilimsellik” kisvesi altında hayali bir dino-kuş olarak tanıtılır ve insanlara açıkça yalan söylenir.
Burada şunu hatırlatmak gerekir: Yıllardan beri tüm Darwinist iddialarda ortaya konan bütün sahtekarlıklar, anında ve itiraz edilemez bilimsel delillerle, bu sayfalarda ortadan kaldırılmıştır. Özellikle son aylarda gündeme getirilen tüm sahte dino-kuş fosilleri ile ilgili iddialar da, Darwinist sahtekarlıkların tüm detaylarıyla ortaya çıkarılmasıyla keskin şekilde susturulmuştur. Darwinistler, bu bilimsel delillere itiraz edememişlerdir. Evrim savunucularının, insanları aldatabilmek için fosil üzerindeki pek çok bulguyu çarpıtarak gündeme getirdikleri, mükemmel dinozorları kuşa çevirebilmek için olmadık aldatmacalara yer verdikleri açıkça deşifre edilmiştir. Fakat yenilginin dehşetini ve paniğini yaşayan Darwinistler, aldatmanın da başka yolunu bilmediklerinden, hali hazırda yine aynı ilkel yöntemleri kullanmaktan çekinmemektedirler.

|
> > Tüm Canlılığın Yaratıcısı Yüce Allah'tır

Darwinizm, dünya tarihinin en mantık dışı, en akıl almaz batıl dinidir. Canlılığın her detayında mükemmel bir düzen ve akıl olmasına rağmen, Darwinizm bunların tümünün sözde bilinçsiz ve tesadüfi süreçlerin ürünü olduğu yorumunu yapar. Protein, laboratuvarlarda bile tek başına üretilemeyecek son derece kompleks yapıda bir moleküldür ve elektron mikroskobunun altında böylesine kompleks bir yaşamın olması gerçek anlamda hayranlık uyandırıcıdır. Fakat Darwinizm bu muazzam yaratılış karşısında dahi "tesadüfen oluştu" yorumunu yapar. Canlılar birbirlerinden oldukça farklı özelliklerde ve niteliklerde yaratılmışlardır ve sahip oldukları organ ve yapıların birbirlerine dönüşmesinin imkansız olduğu açık ve reddedilemez bir şekilde ortaya çıkmıştır. Fakat Darwinizm dünyadaki muazzam canlı çeşitliliğinin tek bir bakteriden türediğini iddia eder. Darwinizm'in iddialarının gerçek olduğuna, canlıların evrimleştiklerine dair tek bir tane bile delil bulunmamaktadır. Fakat buna rağmen, Darwinist dergiler her hafta yeni bir sahte fosil yayınlamaktadır. Yeryüzünde açık bir düzen ve ihtişam vardır. Fakat Darwinizm bütün bunların sözde kaostan, karmaşa ve düzensizlikten kendi kendine, kör tesadüfler neticesinde ortaya çıktığını iddia eder. Bu gerçekler göz önünde bulundurulduğunda, Darwinizm'in dünya çapında kabulüne, akıllı bir insanın herhangi bir mantık ve delil bulabilmesi imkansızdır.

|
> > Reddin Ardındaki Kabul
Darwinistlerin, red üsluplarının ardındaki gizleyemedikleri kabul çeşitli bilim adamları ve bizzat Darwinistler tarafından şu şekilde ifade edilmektedir.
Biyolog William Fix:
|
> > Aldatmacanın Son Bulmasıyla Başvurulan Yeni Bir Psikolojik Yöntem: ''Bir Şey Olmadı Ki!'' Felsefesi
Darwinizm'in bir yalan olduğunun açıkça söylenmesi, evrim teorisini yalanlayan delillerin birer birer tüm detaylarıyla ortaya konulması, kuşkusuz 150 yıllık tarihi boyunca evrim teorisinin hiç karşılaşmadığı bir şeydi. İnsanların büyük kısmı, inançlarına aykırı gelmesine ve sahte bir din olduğunu açıkça anlamış olmalarına rağmen, Darwinizm'e karşı hep suskun duruyor, bu çarpık sistemi mecburen kabule zorlanıyorlardı. Eğitmenler, akla, mantığa, bilimsel delillere ve inançlarına ters düşmesine rağmen, öğrencilerine evrimi öğretmek zorunda kalıyorlardı. Çünkü bu insanlar üzerinde yoğun bir caydırma politikası uygulanıyordu. Darwinizm, ancak baskı, şiddet ve zorbalıkla yaşatılabiliyordu.
Ama artık durum değişmiştir. Darwinizm'in geçersizliği kesin ve inkar edilemez bilimsel kanıtlarla ortaya konmuştur. Darwinizm'in büyük bir yalan olduğu, yıllardır insanları aldattığı, sahtekarlıklarla ayakta tutulmaya çalışıldığı açık ve kesin bir şekilde ispatlanmıştır. Muhteşem eser Yaratılış Atlası, bilim adamlarının, üniversite profesörlerinin, ülke yöneticilerinin evlerine girmiş, öğrenciler de dahil olmak üzere konuya ilgi duyan herkes bu esere internetten kolayca ulaşabilmişlerdir. Bu durum, Darwinistler tarafından şaşkınlıkla, dehşetle, korku ve endişeyle karşılanmış; evrim yanlıları kendi akıllarınca Yaratılış Atlası'nın okunmasını engellemeye çalışmış fakat başarılı olamamışlardır. Teorilerinin büyük bir açmaz ile karşı karşıya olduğunu kendileri de açıkça görmeye başlamışlardır.

|
> > Deccalin Kurduğu Tuzaklar Da Allah'ın Kontrolündedir
Şu gerçek hiçbir zaman unutulmamalıdır: Bir buçuk asırdır insanları aldatan Darwinizm fitnesinin kaynağı olan deccal, Allah'ın kontrolünde olan bir varlıktır. Deccaliyetin yani masonluğun fitnesi, samimi iman edenler hariç, neredeyse tüm insanları içine alabilecek büyüklükte bir fitnedir. Fakat masonların tuzağı ne kadar büyük olursa olsun, akılda tutulması gereken gerçek, kurulan tüm tuzaklara en güzel karşılığı verecek olanın Yüce Allah olduğudur. Allah, insanları denemek, salih Müslümanları ortaya çıkarmak, onları eğitmek ve daha pek çok hikmet gereğince, şeytanın yeryüzündeki faaliyetlerini ve dolayısıyla deccaliyeti de kader içinde var etmiştir ve deccaliyet mutlak mağlup olacak şekilde yaratılmıştır. Dolayısıyla inkar edenlerin tuzakları, Allah'ın izni ile, hiçbir zaman başarıya ulaşamayacaktır. Allah, bir ayetinde bu sırrı şöyle haber vermektedir:
Gerçek şu ki, onlar hileli-düzenler kurdular. Oysa onların düzenleri, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Allah Katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır. (İbrahim Suresi, 46)

|
> > Darwinizm Aldatmacası Artık Sona Erdi
Materyalizm yüzyıllardır Allah inancına karşı, aslında baştan kaybedilmiş olan psikolojik bir mücadele içindedir. Allah'ın batıl olanı muhakkak geçersiz kılacağını kavrayamayan materyalistler, kendi akıllarınca bu mücadeleye var güçleriyle devam ederler. Evrenin Big Bang'le sıfır hacimden var olduğu, yani yoktan yaratıldığı ve Allah'ın ayetlerinde işaret edildiği gibi genişlemekte olduğu ispat edilmiş, fakat materyalistler maddenin ezeli ve ebedi olduğu safsatasına insanları yönlendirebilmek için mantıksız iddialarla bu gerçeğe karşı mücadele yürütmüşlerdir. Kuantum fiziği, maddenin yalnızca ışık dalgalarından ibaret olduğunu göstermiş, fakat materyalistler maddenin mutlak varlığını savunup madde dışında hiçbir şeyi kabul etmediklerinden, bu gerçeği sürekli olarak inkar edecek yollar aramışlardır. Sayısız bilimsel gelişme ve özellikle paleontolojide elde edilen bulgular, evrim teorisinin geçersiz olduğunu bilimsel olarak ispatlamış, fakat materyalistler yine de canlıların evrimleştiği aldatmacasını telkin ederek baştan yenilgiye uğramış mücadelelerine kendilerince devam etmişlerdir. Bilim, materyalizme darbe vurdukça, materyalist karşı çıkma sürekli gündeme gelmiştir. Materyalizm, bilimsel delillere, psikolojik mücadele ile karşılık vermiştir. Darwinizm aldatmacası ile yapılmaya çalışılan da işte tam olarak buduk.
Bu öyle bir şeydir ki, Nobel ödüllü profesörleri, bilim adamlarını, paleontologları, mikrobiyologları, zoologları, bilim yazarlarını bir araya getirerek "suyun içinde moleküller vardı; çamur, tesadüf ve zamanın etkisiyle hücre oldu" gibi akıl almaz bir aldatmacayı hiç utanmadan, hiç çekinmeden savununur hale getirmiştir. Bu insanlar, öyle bir büyü meydana getirmişlerdir ki, milyonlarca insan, bu psikolojik mücadelenin etkisiyle suya düşen yağ taneciklerinin hücre haline gelmesine, bir balığın sudan yürüye yürüye çıkmasına, tarihte ilk kuşun dinozor yumurtasından çıkarak uçmaya başladığına, maymunların zaman içinde tesadüfen gelişerek keşifler yapan, medeniyetler kuran, teknolojiler geliştiren, bilgisayar yazılımları oluşturan, uzaya roket gönderen insana dönüştüğüne inanmaya başlar.

|
> > Darwinistler, ''Darwinizm İle Allah İnancı Çelişmez'' Aldatmacasını Telkin Ederler
Darwinizm'in temelini materyalizm oluşturur. Materyalizm yanılgısına göre madde sonsuzdur ve maddenin üzerinde herhangi bir güç yoktur. Bir başka deyişle materyalizm, tüm evreni oluşturan madde üzerinde ona hakim olan, onu sürekli kontrolü altında tutan üstün bir Yaratıcı'nın varlığını reddeder. (Allah'ı tenzih ederiz.) Maddenin mutlak varlığı ön kabulüyle ortaya atılmış olan Darwinizm'i ayakta tutma çabasının, bu çaba için bütün aldatmacaların, sahtekarlıkların göze alınmasının tek nedeni, tüm varlıkları üstün ve güçlü bir Yaratıcı'nın yarattığı gerçeğinin kabul edilmesini engellemeye çalışmaktır. Darwinistler son 150 yıldır bu çabanın peşinde olmuşlar, bunun için mücadele etmişlerdir. Darwinizm'in sahte bir din olarak benimsenmesinin en büyük sebebi işte budur.
Ancak bu gerçek insanlardan genellikle gizlenir, çünkü bu durum geniş halk kitlelerinin Darwinizm'e sempati duymasını engelleyecektir. Özellikle Allah'a iman edip derin bir saygı duyan, inançlı insanlar üzerinde olumsuz bir etki uyandıracaktır. Darwinizm'in Allah inancına karşı bir teori olması, Darwin döneminde de dindar kesimlerinin tepkisini çekmiş, teori dönemin insanları tarafından kolay benimsenmemiştir. Benimsenmeye başlanması, Darwinist telkinler ve propagandalar sonucunda olmuştur. fiu anda da okullarda insanın maymundan geldiğini, dinozorların havalanıp uçmaya başladığını öğrenen insanlar, evrim teorisinin zararsız bilimsel bir teori olduğu kanısındadırlar genellikle. Teorinin gerçek yüzünden ise habersizdirler. Dünya üzerindeki dinsizliğin, dikta yönetimlerinin, savaşların, katliamların, zalimliğin, dejenerasyonun, terörün, ülkemizde Mehmetçiğimizin şehit edilmesinin temel sebebinin bilimsellikten uzak bu sapkın teori olduğunu bilmemektedirler.

|
> > Darwinistler, İnsanlara ''Sorumsuzluk'' Telkini Verirler
Tarih boyunca materyalizmin en büyük amacı, insanları bir Yaratıcı'nın varlığı inancından uzaklaştırmak ve insana, bir maddeden fazla bir şey olmadığı yalanını aşılamaya çalışmaktır. Buradaki amaç, insana sorumsuzluk telkini vermek ve onu sözde evrim geçiren hayvandan başka bir şey olmadığına inandırmaktır. Darwinizm, materyalist mantığın bir devamı olduğundan, bu telkini vermek insanları Darwinizm'e daha fazla yaklaştırır. Çünkü sorumsuzluk duygusu, Allah inancı tam kalbine yerleşmemiş olan insanlara cazip gelebilir. Sorumsuzluk düşüncesi ile insanlar dünyanın zevklerine daha rahat sahip olabilecekleri yanılgısına kapılırlar. Yaşamları boyunca Allah'a karşı yerine getirmeleri gereken yükümlülüklerin farkında değilmiş gibi davranırlar. Allah'a ibadet etmek, ahiretin varlığını düşünerek yaşamak, nefsin telkini olan kötülüklerden sakınmak ve daima güzel ahlaklı olmak gibi Kuran ahlakının getirdiği sorumluluklardan uzaklaşabileceklerine ve bu şekilde kendi akıllarınca rahat edebileceklerine inanırlar. Oysa rahatlık olarak düşündükleri bu sistem, tam tersine büyük bir sıkıntı kaynağıdır. Güzel ahlaktan kaçınarak rahat edeceğini zanneden kişi, güzel ahlakı yaşamamanın verdiği manevi boşlukta sürekli sıkıntı içinde yaşar. Bencil olunca güçlü olacağını, adaletsiz davranınca menfaat sağlayacağını zanneden kişi, sürekli olarak bu çirkinliklerin acısını yaşar. Gösterdiği kötü ahlak kendisine döner. Kimsenin kimseyi sevmediği, kimsenin kimse için fedakarlıkta bulunmadığı, kimsenin kimseye vefa göstermediği, kimsenin kimseyi koruyup kollamadığı, adaletin, şefkatin, merhametin olmadığı bir ortamda yaşamanın maddi ve manevi kayıplarıyla ömrünü tüketir. Kısaca, Darwinistlerin verdikleri sorumsuzluk telkini, bazı kimselerin zannettiği gibi onların hayatını kolaylaştıran değil, tam tersine zorlaştıran, çirkinleştiren, maddi ve manevi olarak onlara azap getiren bir hale dönüşür. Nitekim bugün pek çok Batı ülkesinin yaşadığı sosyal çöküntü düşünüldüğünde bu gerçek daha iyi anlaşılacaktır.

|
> > Darwinistler Görsel Telkinlerle, Yaptıkları Büyüyü Yaygınlaştırmaya Çalışırlar
.jpg)
Darwinist yayınların neredeyse tümünde görmüşsünüzdür. Yıllar boyunca Nebraska Adamı neredeyse en önemli evrim delili olarak tanıtılmaya çalışılmıştır. Bu hayali varlığı tanıtan yazıların hemen yanı başında da çok tanıdık bir resim bulunur. Hafif eğik yürüyüşlü bir maymun adam, karısı, yaşadığı ortam, elinde avlanacağı silah vs. Resim o kadar detaylıdır ki, söz konusu hayali varlık hakkında zihinlerde yeterli görünüm oluşmuştur. Fazla araştırma imkanı olmayan, konu hakkında bilgisiz okuyuculara yönelik olarak Darwinist amaca ulaşılmıştır. Darwinist aldatmacanın farkında olmayan okuyucular, ailesiyle birlikte ilkel bir ortamda yaşayan bir maymun adamın varlığına kolaylıkla ikna olmuşlardır.
|
|
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|